sanal bacı

pacinin dünyasında neler var

Sonraki »« Önceki |

15/4/2008

KUTLU OLSUN

 

 

Ayrılık içinde vuslat ve vuslat içinde ayrılık gibi birbiri içine girmiş nice duyguların yaşandığı “Kutlu Doğum” gibi bir tarih var mıdır acaba?

 Hemen her kesimden Hz. Peygamber’e ithaf edilen Kutlu Doğum Haftası faaliyetleri şüphesiz akıttığı gözyaşları ve tebessümleriyle etrafına gonca gül dağıtan bir hâle misali büyüdü, büyüdü, büyüdü.

Halka halka insanların koştuğu bu faaliyetlerde salât ve selâmların arşa yükseldiği böylesi ortamlar, karanlıklara boğulmuş bir dünyanın sinesine rahmet yağmuru misali düşen ve ardından gül olup açan Hz. Peygamber’in bitmez tükenmez, “ümmetim” nidasına açılan niyazlar olup taştı. Salonları doldurup taşıranların tek bir amacı vardı:

Resulullah’la ilgili yapılan sohbetlerden nasip almak! Nasipsizlerin bollaştığı bu âhirzamanda gönüllerine ondan bir damla nur taşımak! Nihayet, “Kardeşlerim” diye hitap ettiği neslin bir parçası olmak!

İnsan bu tabloya baktığında nasıl bir medeniyetin mensubu olduğunu daha iyi anlıyor ve şükretmesi gerektiğini idrak ediyor.

Hemen her tarafta doğumu güllerle kutlanan Peygamberin (asm.) temelini attığı bu medeniyet, baştan aşağı bir gül medeniyetidir. Sevgi, şefkat, merhamet ve hoşgörü gibi insanlığın bugünlerde muhtaç olduğu kavramların temelinde yükselen bu medeniyette her şey gülde temsil edilir olmuştur. Tipik Ümmî Sinan’ın,

 “Gül alırlar gül satarlar/

 Gülden terazi tutarlar/

Gülü gül ile tartarlar/

Çarşı pazar güldür gül”

 şeklinde ifade ettiği gibi, her şeyin mihengi Resulullah ve Kur’ân-ı Kerim olmuştur. Çünkü bu medeniyet, “Levlak” sırrının yörüngesinde yaşamayı şiar edinmiş bir medeniyettir. Öyleyse, “Sen olmasaydın, kâinatı yaratmazdım” hitabıyla şereflenen peygambere ne kadar uyar ve ne kadar benzemeye çalışırsak, o derece “gül”leşiveririz.

Bu bağlamda, Sadî-i Şirazî’nin Gülistan adlı eserinde anlattığı şu hikâye, Hz. Peygamber’e hem hâl ve hem de sözlerimizle lâyıkıyla bağlı olmayı güzel bir şekilde açıklar: “Bir gün hamamda dostlardan biri bana güzel kokulu bir kil parçası verdi. Kile sordum: ‘A mübarek, sen misk misin, amber misin? Senin gönül çekici kokunla mest oldum.’ Kil bana şu cevabı verdi : ‘Ben basbayağı bir kil (bir nevi toprak) idim. Fakat bir müddet gül ile arkadaş oldum. Gül ile yaptığım o arkadaşlık bana tesir etti. Onun güzel kokusu bana sindi. Yoksa ben, bildiğin o âdi toprak parçasından başka bir şey değilim.”

İşte bütün insanların yaptıkları veya yapmak istedikleri şey, bence budur. Gülün zerafetini, letafetini, kokusunu içine sindirmek ve çarşı pazarda doluşan güllerden olmak

. Söz gelimi, “Yoksa sevdiğimin ilinden misin/

 Yoksa has bahçenin gülünden misin?

/ Güzel Muhammed’in terinden misin?

/ Cennet-i âlâda gül safâ geldin (Pir Sultan Abdal)” türünden iltifatlara mazhar olmaktır. Değil mi ki Allah Kur’ân-ı Kerim’inde,

“De ki: Eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyun ki Allah da sizi sevsin (Âl-i İmrân Sûresi, 3:31)” diyor, demek ki Allah’a varmak, Muhammedî yoldan geçmekte.

Evet, Kutlu Doğum Haftası adı altında faaliyetlerin yapıldığı günlerde, âdeta rahmetin tebessüm eden yüzü nispetinde etrafına nur saçılıyor. Uğruna yaratıldıkları nura koşuyor insanlar.

Salonlar dolup taşıyor, salâvatlar gönül pınarlarını çağlayana dönüştürüp göz çeşmelerinden akıtıyor. Na’tlar onu söylemekte, ezgiler ona seslenmekte ve bütün âminler rahmet Peygamberinin (asm.) şefkat şemsiyesinin altında yer bulmaya çalışmakta. Bu, aslında Taif’te taşlanırken, “Ya Muhammed (asm.), ister misin şu iki dağı birleştirip hepsini helâk edelim” teklifine karşılık, “Hayır, ben rahmet peygamberiyim” dediği anlayışın, gönülleri fethedişinin simgesi değil de nedir?

Varsın, Papa ve benzerleri, “Muhammed ne getirdi kılıçtan başka?” diye ara sıra kara çalmaya yeltensinler. Çünkü güneş balçıkla sıvanmaz. Zira bütün olumsuzluklara rağmen, her geçen gün hakikat güneşinin huzur veren sıcaklığıyla aydınlığa koşuyor insanlık! Velev istemeseler de

Habib Fidan

Yeni Asya Gazetesi  -


Kategori: alinti | Yorum (5) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

15/3/2008

Ey Resul

YA OLDUĞUN GİBİ GÖRÜN YA GÖRÜNDÜĞÜN GİBİ OL EY RESUL

 

! Ey Rahim, ve Ey Kerim ...
Ey; gözlerinde cenneti saklayan, ayağını bastığı yerler cennet kokan
nebi!.
Ey; Yaradan'ın en guzel eseri!. "Sen olmasaydın, sen olmasaydın..
alemleri yaratmazdım!." dedigi!. Var oluşunun şerefine, bütün varlığı hediye ettiği!.
Ey; insanoğlunun ufku -en güzel insan.. Allah'ın sevgilisi, kainatın
gozbebeği!.
Ey; rahmeten li'l-alemin!.
Sen den şefaat dilenen biçarelerin en sefiliyim, desem.. şefaat eder
misin?.


Ey; kupkuru çölleri cennete ceviren gül!.
Ey; gönlünden gül dökülen resul!.
Küçak kız çocuğunun elinden tutup da giden, kuşu ölen çocuğa
başsağlığı dileyen.. gözlerinden yaş dökülen devenin gözyaşlarını silen
resul!.
Benim de gözümün yaşını siler misin?.
Küçük kız çocuğunun tuttuğu gibi tutsam elinden; yüreğimden binlerce
kuş uctu, bin'i de öldü desem.. bana cennet kuşlarından bir kuş bahşeder
misin?.


Ey; Islam'ın peygamberi!. Sevda ikliminin, en güzel mevsiminin.. en
guzel çiçeği!. Ama mahzun, ama kederli...
Daima düşüncede, daima hüzün icinde ömründe, bir defa bile, kahkahayla
gülmemiş.. gül yüzlü, güler yüzlü sevgili!.
Gözlerimi yumsam, ve; hulyana dalsam.. o gül kokulu gülüşün ile, benim
de gözlerimin içine güler misin?.
Bir kerecik olsun seni düşünerek başımı koyduğum olmuşsa yastığıma,
tutunduğum olmuşsa sana ve senin sevdana.. işte onun, işte onun hatrına!.
Ey; gözünü sevdiğim, özünü sevdiğim, sözünü sevdiğim!.
Ey; gönlümün sultanı efendim!. Ümidim, muradım, kurtarıcım, mujdecim...
Seninle Kevser havuzunun başında bulusabilecek miyim?. desem..
bulundugun yerden, yureğime bir damla su serper misin?.


Seni sevsem!. Cok, cok sevsem!. Öyle cok sevsem ki; sen koksa özüm,
yüreğim.. sen koksa nazım, edam.. gönlüm sen dolsa, benim herşeyim sen olsan !
Ali'n, Fatıma'n gibi olsam!. Seni, onlar gibi seviyor olsam.. sen
de; beni, onları sevdiğin gibi sever misin?.
Ey; bize bizden daha ziyade merhamet eden!. "Ümmetim, ümmetim!."
diyerek, üstümüze titreyen!.
Ey; en ziyade muhtacımız, en cok isteyenimiz!. Bizi, Hak'tan
dileyenimiz!.
Sen, umanı umutsuzluğa düşürmezsin!. Sen, senden isteyeni geri
çevirmezsin!.
Senden, senin rahmetini dilesem.. ey; alemlere rahmet olsun diye
gönderilen, banada rahmet eder misin?


Ey; Rahim!. Ve.. ey; Kerim!.
Asr-ı saadet'ten değilim!. Kokladığın gül, soludugun hava, yediğin
hurma, içtiğin süt, okşadığın kuzu, bindiğin deve, avuçladıgın kum dahi
değilim!. Bir kez olsun, yüzüne yüz sürmedim!.
Lakin; ben, senin.. "Kardeşlerim!." dediğindenim!. Ve; sana ve
sünnetine revan olmak isteyenlerdenim!. Ve lakin; daha hala sevgili Veysel Karani'nin tırnağının ucu misali bile değilim, desem.. bana da hırkandan gonderir misin?.
Doğduğun günün, gecenin hürmetine.. bu gün ve gece; yüreğime, bir nur
olup düşer misin?.


Sevgili Peygamberim!. Rabbim; sana ve, senin al ve ashabına..
ağaçların yaprakları, denizlerin dalgaları ve yağmurların damlaları
sayısınca salat, selam ve bereketler ihsan eylesin;

Amin...Amin...Amin...

---Alıntı---


Kategori: alinti | Yorum (7) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

22/4/2006

alıntı

 

Seni tanıma mutluluğunu,

 Seni dost edinme mesutluğunu yaşayamayanlara,
Onların elleri açılmak istemiyor mu Sana?

 Onların kalpleri özlem duymuyor mu Sana?

Onların dilleri Sen'in adını zikretmek istemez mi?

Onların bütün uzuvları Seni ister biliyorum ama nedir onlara bu hasreti çektiren, nedir Sana kavuşmalarını engelleyen?

Nedir onları Sen'den alıkoyan?

Ey güzeller güzeli Rabb'im,
Ey Allah'ım!
Ey duaları geri çevirmeyen Rahman!
Sana bütün gücümle, bütün kalbimle ve kalbimin tercümanı olan gözyaşlarımla yalvarıyorum.
Seni tanımayan biçarelere de göster kendini. Tattır onlara sevgini.
Bilsinler ne büyük bir aşk olduğunu.
Bilsinler Senin alemlere Rahmet olan Rasülünü.
Bilsinler Senin affediciliğini. Onlar da gelsin Senin mağfiret kapına.


Onlar da istesin Seni bizim istedigimiz gibi.
Rabb'im hayatında hiç Sana ibadet etmemiş, içinde hiç Allah aşkı olmayan,
imana susamış ama susuzluğunun kaynağını bilmeyen bu insanlara hidayet nasip et ne olur!

Ne olur Allah'ım;..

Senin içime koyduğun sevgiyle sevdim ben onları.

 Senin rızan için arkadaş dedim onlara.

Rabbim ben sadece bu dünya icin sevmiyorum.
Sevdiğim herkesi ahirette de birlikte olayım diye seviyorum.
Sana gelirken onlarla birlikte geleyim diye seviyorum.

Yani herkesi seviyorum Sen;den ötürü.

Allah;ım! Ya sarılırsa yakama, ya bana derse o Büyük Günde,

Neden anlatmadın bana Rabbini?
Neden anlatmadın bana cennet-cehennemi?

 Neden Rahmet Peygamberinden söz etmedin?
Neden bu ilahi düğüne beni de davet etmedin?

Sen benim arkadaşım değil miydin?

Hani arkadaslar birbirlerine herşeyi anlatırlardı.

 Sen bana neden anlatmadın?

Bana neden bugünden haber vermedin? Neden, neden, neden?"
Allah'ım!!

 

Ben ne yaparim bu soruların karşılığında?

Ne cevap veririm, nasıl dayanırım?

Omuzlarım kaldırır mı bu yükü?
Öyle bir yük, öyle bir yük ki

Sana ve Rasülüne kavuşmanın sevincini yaşatmayacak bana.
Çünkü bir şeyleri eksik bırakmışım ben dünyada.

 Haketmemişim ben bu sevinci..
Tam Sana kavuştum derken bu arkadaşımın hakkının altından nasıl kalkarım,
nasıl öderim bu vebali?

Rabbim Sen istersen, Sen ol dersen ne olmaz ki! Allahım onları da aramıza kat.
Onları da Sana yönelt.

 Onlar da sevsin

Seni.

 Seni sevince zaten bulacak bütün güzelliği,
bütün doğruluğu.

Seni sevince ölümü de sevecek, peygamberleri de sevecek. Herşeyi, herkesi sevecek.
Seni seven neyi sevmemiş ki?

 Ben acizim, birşey yapamıyorum duadan baska.
Elimden fazlası gelmiyor.

Senin sevgini yine ancak Sen koyarsın onların kalbine.
Sen yöneltirsin onları kendine.

Allahım! Yapabildiğim tek şey şu anda gözyaşlarımla birlikte elimi açıp sana yalvarmak.


Yalvarıyorum hidayet nasip et onlara.
Asıl mutluluğu ver onlara ve onlar gibilere.

Ver onlara Allahım sevgini!
Yağdır Rahmetini!

Ve beni de bütün müslüman kardeşlerimi de affet Rabb;im

affet Rabbim

affet Rabbim

affet Rabbim

affet.....


Kategori: alinti | Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

    • Ana Sayfa
    • Profilim
    • Arşiv
merhaba

.

Şu an bloğumda bulunan arkadaşımıza çok teşekkür ederim!

yine beklerim :)

Sevgiler,

PACİ


Image Hosted by ImageShack.us


Image Hosted by ImageShack.us

Son Yazılarım

  • KUTLU OLSUN
  • Kurdele Nakışı Seccadeleri
  • hac günlüğüm
  • kurdele nakışı örnekleri ismek sergisinden
  • ayetler ve de hadisler
  • son yaptıklarım
  • Ey Resul
  • Kendi Yaptıklarım kırlentler vede oda takımları
  • kızımın şiirlerinden
  • hac
  • ÖZLEDİM
  • hayırlı cumalar
  • Çantalarım(makreme ipinden yaptım)ve kurdele nakışı
  • °°°Resul'e arzuhaliniz...°°°
  • kızımın kitabı ile ilgili(hicran dergisi )yaptıgı söyleşi
  • Esir Düştüm Gözlerinde
  • bismillah
  • gül hüznü
  • tezhip
  • Kolay Rokoko
  • seni sevıyorum
  • NE GÜZELDİR
  • anneler günü
  • İsyan Vakti
  • alıntı
Kitap
www.tumkitaplar.com'dan satın al!

Image Hosted by ImageShack.us

Kategorilerim

  • kurdele nakışı
  • günlük
  • şiir
  • alıntılar
  • sanat
  • hadisler
  • yemek
  • tığ işi
  • örgü

  • Image Hosted by ImageShack.us

    Arkadaşlarım

    • hussoloji
    • gelincikler
    • ahsennur
    • goznuru
    • fatma topbay
    • sumeyye2
    • neslinursema
    • nesrin768
    • woelfin Barış
    • neslinursema1
    • beyzaca
    • nurla
    • rahmiye rahmiye
    • kendinyapsandahaiyiolur
    • hafsa
    • neslinursema2
    • neslinursema3
    • kalender2006
    • turkuaz70
    • mansur
    • islamhukuku
    • pelinimm
    • candedim
    • bahardali
    • dilefkar
    • beyazgulalev
    • igra
    • subat75
    • uyangozlerim
    • bizimada
    • affeyleallahim
    • ahirem
    • gulsevincehobi
    • sonsuzlukkervani
    • vaktivisal
    • hazanmevsimleri
    • okumaca
    • orguhazinem
    • gulserenoten
    • filiz70
    • bilgimolsun
    • kafkasgelini
    • filizden
    • orgucafe
    • 290405
    • ohhbe
    • yagmur056
    • mevlana1
    • davutkurkut
    • emekyemek
    • avsarkizi
    • nurbozkurt
    • suudiden
    • esramelek
    • arzuasya
    • deligece
    • tatlihayat
    • sivist
    • eskicim
    • paci1
    • ebruname
    • kartanesi12
    • hsny
    • yuksektopuklar
    • nazarboncugu1976
    • busecegunler
    • sevda94hilal
    • B.Civanın Annesi
    • emeklilikhaber
    • tugcenagihan
    • paci2
    • busraustaomer
    • dantelmodellerimiz
    • oyaornekler
    • bebekpatikleri
    • cocuklarinizahikayeler
    • danteloyaornekleri
    • isimfali
    • suvetermodelleri
    Image Hosted by ImageShack.us

    Bağlantılarım

    • RSS
    • şiir
    • yemek
    • dantel
    • para
    Image Hosted by ImageShack.us


    VEDA HUTBESİ

    Veda Hutbesi

    Bismillahirrahmanirrahim

    EY İNSANLAR!

    Sözümü iyi dinleyiniz.Bilmiyorum, belki bu seneden sonra sizinle burada ebedi olarak bir daha birleşemeyeceğiz.

    İNSANLAR!

    Bu günleriniz nasıl mukaddes bir gün ise, bu aylarınız nasıl mukaddes bir ay ise, bu şehriniz (Mekke) nasıl mübarek bir şehir ise, canlarınız, mallarınız da öyle mukaddestir, her türlü tecâvüzden korunmuştur.


    ASHABIM!

    Yarın Rabbinize kavuşacaksınız ve bugünkü her hal ve hareketinizden muhakkak sorulacaksınız. Sakın benden sonra eski sapıklıklara dönüp de birbirinizin boynunu vurmayınız! Bu vasiyyetimi burada bulunanlar, bulunmayanlara bildirsin! Olabilir ki bildiren kimse, burada bulunup da işitenden daha iyi anlıyarak muhafaza etmiş olur.


    ASHABIM!

    Kimin yanında bir emanet varsa onu sahibine versin. Faizin her çeşidi kaldırılmıştır, ayağımın altındadır. Lâkin borcunuzun aslını vermek gerektir. Ne zulmediniz, ne de zulme uğrayınız. Allah'ın emriyle faizcilik artık yasaktır. Cahilliyetten kalma bu çirkin âdetin her türlüsü ayağımın altındadır. İlk kaldırdığım fâiz deAbdulmuttalib'in oğlu (amcam) Abbas'ın faizidir.

    ASHABIM!

    Cahilliyet devrinde güdülen kan dâvâları da tamamen kaldırılmıştır. Kaldırdığım ilk kan davası Abdulmuttalib'in torunu (amcazadem) Rebia'nın kan davasıdır.


    İNSANLAR!

    Bugün şeytan sizin şu topraklarınızda yeniden tesir ve hakimiyet kurmak gücünü ebedi suretle kaybetmiştir. Fakat siz; bu kaldırdığım şeyler dışında, küçük gördüğünüz işlerde ona uyarsanız bu da onu memnun edecektir. Dininizi korumak için bunlardan da sakınınız!

    İNSANLAR!


    Kadınların haklarını gözetmenizi ve bu hususta Allah'tan korkmanızı tavsiye ederim. Siz kadınları, Allah emaneti olarak aldınız; onların namuslarını ve iffetlerini Allah adına söz vererek helal edindiniz. Sizin kadınlar üzeridne hakkınız, onların da sizin üzerinizde hakları vardır. Sizin kadınlar üzerindeki

    hakkınız, onların, aile yuvasını, hoşlanmadığınız hiçbir kimseye çiğnetmemeleridir. Eğer razı olmadığınız herhangi bir kimseyi aile yuvanıza alırlarsa, onları hafifçe döğüp sakındırabilirsiniz. Kadınların da sizin üzerinizdeki hakları, memleket göreneğine göre, her türlü yiyim ve giyimlerini temin etmenizdir.


    MÜ'MİNLER!


    Size bir emanet bırakıyorum ki ona sıkı sarıldıkça yolunuzu hiç şaşırmazsınız. O emanet Allah Kitabı Kur'andır.

    MÜ'MİNLER!

    Sözümü iyi dinleyiniz ve iyi belleyiniz! Müslüman müslümanın kardeşidir, böylece bütün müslümanlar kardeştir. Din kardeşinize ait olan herhangi bir hakka tecavüz başkasına helal değildir. Meğer ki gönül hoşluğu ile kendisine vermiş olsun...


    ASHABIM!

    Nefsinize zulmetmeyiniz. Nefsinizin de üzerinizde hakkı vardır.

    İNSANLAR!

    Allah Teala her hak sahibine hakkını (Kur'an'da) vermiştir. Varise vasiyet etmeğe lüzum yoktur. Çocuk kimin döşeğinde doğmuşsa ona aittir. Zina eden için mahrumiyet vardır. Babasından başka bir soy iddia eden soysuz, yahut efendisinden başkasına intisaba kalkan nankör, Allah'ın gazabına, meleklerin lanetine ve bütün müslümanların ilencine uğrasın! Cenab-ı Hak, bu gibi insanların ne tevbelerini, ne de adalet ve şahadetlerini kabul eder.

    İNSANLAR!

    Rabbiniz birdir. Babanız da birdir; hepiniz Âdem'in çocuklarısınız, Âdem ise topraktandır. Allah yanında en kıymetli olanınız, O'na en çok saygı göstereninizdir. Arabın Arap olmayana -Allah saygısı ölçüsünden başka- bir üstünlüğü yoktur.

    İNSANLAR!

    Yarın beni sizden soracaklar, ne diyeceksiniz?

    "-Allah'ın elçiliğini ifa ettin, vazifeni yerine getirdin, bize vasiyet ve öğütte bulundun diye şahadet ederiz." (Bunun üzerine Resûl-i Ekrem mübarek şahadet parmağını göğe doğru kaldırarak sonra da cemaat üzerine çevirip indirerek şöyle buyurdu.)

    Şahid ol yâ Rab!

    Şahid ol yâ Rab!

    Şahid ol yâ Rab!

    Blogcu ile yapıldı
    Image Hosted by ImageShack.us