sanal bacı

pacinin dünyasında neler var

« Önceki |

25/11/2007

kızımın şiirlerinden

VAKİTSİZ AYRILIK

 

Ve bitti sonunda...
İmkansızlık örtüsünü yırtıp
söz verdiğimiz geceden
seksen beş gün sonra
söylenecek söz değil şiir bile yok
bir veda,bir sebep...nasıl ayrılık bu!
Vakitsiz ayrılık desem...
Hangi ayrılık vakitlidir ki zaten.
Ütüsüz gömlek gibi huzursuzum,
yetim ifadesi duruyor ellerimde
en sevdiğim Çamlıca bile
şarkılar söylemiyor ela gözlerime

Kolay olanı seçtin düşmüş kozalaklar gibi
Rüzgara,yağmura direnebilmektir yiğitlik
Oysa sen güneş açtı diye özeniverdin


Bahar sevdalısı muhacir kuş leyleğe

Ne yapayım şimdi; çamaşır,bulaşık
Ütü,yemek,biçki-dikiş ve nakış
Unutturur mu dersin saatler,günler
Hatta yaşanacak hicran dolu seneler
İlk göz ağrımı seni bana?

Unutsaydı Cahit Sıtkı unuturdu ölmeden
Söyletme beni,unutsaydı
İlk göz ağrım unuturdu ilk göz ağrısını!

Her şey seni hatırlatıyor


Ruhsuz fincanlarda kahve kokusu
Çaydanlığın dibindeki kireç tortusu


Mehtaplı gecedeki yalnızlık duygusu
Kırmızı Zambak ve daha neler...
Hepsi alışmış sana bana sevdamıza
Nasıl karışsınlar ki yalnızlığa!

Seni unutmak için ilkin
Telefonumu sattım yok pahasına
...pişman olup geri döndüm dükkana
Zalım! Satıvermiş hatıralarımı
Duygusuz belki taş yürekli bir adama
Sonra terk ettim bu şehri ve seni
Kilometrelerce uzağa Bitlis’e gittim
Tövbeler ettim sevgiye-sevgiliye
Dinlemedim yüreğimi,söz vermiştim zihnime
Kurtulmuştum güya ıstıraplarımdan...
Gürün’de görünce yıldızları,hilali


Sere serpe uzanırken dağların kucağında
Gözlerin,ille de gözlerin geldi aklıma

Olmamıştı,göle çaldığım maya
ihanet ermemişti Nasreddin Hoca’ya


Çalkalanmış gazoz şişesi misali
Dönüverdim sensizliğime,İstanbul’a.
Kıvranırken içimde hicran yaraları
Çocukluğumun geçtiği sokaklara
Gazi Çınarcık’a gittim.
Güneş tarifsiz doğup dağların ardında
Şaire gün doğururcasına batıyordu
Sığmıyordum dünyaya ve kızıyordum
Madam Bovary’nin yaptıklarına.
Bu kez içimde depremler oluyordu
Ruhsuzca veda ediyordum Çınarcık’a.


Ve denizin ortasında anlamıştım
Geri dönüyordu acılarım İstanbul’a.

Tam beş ay oldu sen gideli
Sen gideli gözüme uyku girmedi
Yüzüm bir lahza gülmedi
İçimde kopan fırtına bir anlık dinmedi
Radyoda benim için bestelenmiş gibi
Hasret,hicran şarkıları bitmedi
Devlet ekonomisi düzelmedi
Amerika’da ikiz kuleler çöktü
Türkiye Afganistan’a asker gönderdi
Ben yine çok şey öğrendim haayttan
Mesela Rumi aylardan Teşrin-i Sani...

Seni unutmak için Spilbergh gibi
Hayal gücümü çalıştırdım fayda etmedi


Dualar ettim gündüz ve geceleri
İş aradım durdum mesaili
Nefret etmeyi denedim olmadı
Bir top kumaşı diktim olmadı
Doluya koydum almadı
Boşa koydum dolmadı
Seni unutmak için
Ne yaptım ne ettimse olmadı
Olmadı unutamadım seni!
Dedim ya;
Bu ayrılık çok vakitsizdi.
 
Esra Aksu


Kategori: Siirler | Kalıcı Bağlantı

8/3/2007

kızımın kitabı ile ilgili(hicran dergisi )yaptıgı söyleşi

YILDIZDAN OLMA ÇİLEDEN DOGMA

 

 

http://www.beyazsanat.org/images/upload/kitap_esirdustum.jpg

Söyleşi  "Kitaplar Ve Hikayeleri"

 

Esra Aksu ile Geçen hafta Pazar günü Üsküdar da Şiir Kitabı

 "Esir düştüm Gözlerinde"yi Konuştuk 

http://ademkorkmaz79.sitemynet.com/mynet_resimlerim/esrrrrrrrr.jpg

 

-Bize kendinden söz eder misin?

 

 Esra Aksu;

Ben kendimi-ki henüz kim olduğumun keşfini yapabilmişi değilim!-şöyle tanımlıyorum:

 “yıldızdan olma çileden doğma” Tabi burada bir teşbih olduğu kadar gerçekle sözleşme de mevcut.Zira annemle babamın isimlerinden ilham oldu bu tanım bana... 17.Ağustos.1982 de İstanbul’da doğdum.Edebiyata olan ilgim dışında giyim konusunda aldığım eğitimi eğitmenlik yönünde değerlendirmeyi seçtim,halen İstanbul Büyükşehir Belediyesi Sanat ve Meslek Eğitimi Kursları’nda Giyim Usta Öğreticisi olarak görev yapmaktayım.

Bunun yanı sıra  Türk İslam Sanatları’yla ( tezhib,hat,ebru ) yakından ilgiliyim.

İlk şiirini ne zaman yazdın?

 

 İlkokuldaydım,90lı yıllarda.Hani vardır ya hatıra defterlerine iki üç satır şiir-mani kondurulur.Ben hep kendi yazdıklarımı konduruvermişimdir.Şiir olsun diye değil de sanatçıda var olan “farklı olma” arzusuyla...

-Şair sence kime denir?

 

Bana denmez mesela.(koca bir kahkaha)

Bugünlerde bu soru üstüne bir çok tartışma peydah oldu.Doğrusu buna net bi açıklama getirmek mümkün değil kanımca.Zira şiir nedir’ e cevap bulunmadıkça -ki bulunması da mümkün değil- şair kime denir’e de cevap bulunamaz.

O nedenle şiir nedir olarak bakalım soruya..

Şiir kişilerin depresif anlarını deftere karalama dürtüleri ile yazdıkları üç beş mısra değildir.Fakat kederini sevincini ifade etmiş olması da şiir olmadığını belgelemez!

Üstad Necib Fazıl’ın şiire dair nakış-kütük benzetmesi  yahut herhangi bir otoritenin şiir konusunda kriter beyanı da şiiri tanımlamaya yetmez.

Haddizatında şiir adına felsefe oluşturulması tamamen ticari kaygı olarak yansıyor piyasaya.

Şair Ahmet bey hece ölçüsüyle yazdı diye alkışlanacak Mehmet bey ise serbest yazdığı için taşlanacak değil herhalde.Ben şiirde duygu bütünlüğünün esas olduğuna buna karşın her yazılanın da şiir olmadığına inanıyorum.Bunun yorumu bilinçli okuyucuya aittir/bırakılmalı.

Son olarak şunu ekleyeyim:Bugün şair diye andığımız  zat-ı muhteremlerin her yazdığı –kitaba girmiş olsa bile- şiir midir?

Elbette hayır.O halde şöyle bir sınıflandırma yapılabilir-mi?

 

Şairinin hatırına okunan şiirler(!)http://ademkorkmaz79.sitemynet.com/mynet_resimlerim/sss.jpg

Şiirin hatırına okunan şairler...

 

Kazanmaya çalıştığı hayatla kaybetmekten korktuğu değerleri arasında sıkışan birey kimlik bunalımına düşer.Bunu manipüle etmek ya da bu durumdan istifasını vermek adına duygu ve düşüncelerini farklı tekniklerle kanalize eder.Bendeki yansıması “şiir” oldu.

 -Etkilendiğin şair-şiir var mı? 

 

 

 

Elbette var.

Benim ilk okuduğum şiir bir çoğumuz gibi Orhan Veli’nin “Anlatamıyorum” şiiridir.

Fakat şiirde karar kılmamın sebebi Nurullah Genç’in “Yağmur” şiiri olmuştur.

Yine üstad Necib Fazıl’ın Çile’si başucu kitabımdır.Özellikle “Beklenen” isimli şiiri her okuduğumda farklı dünyaların kapısını aralar bana.

 -Yeni çalışmaların var mı? 

 

İşime olan sevgim ve şiire olan sevdam arasında sıkışıp kaldığımı düşünürüm çoğu zaman.Öğretmek kadar insanı doyuma ulaştıran bir şey olduğunu sanmıyorum.Öğrencilerimin gözünde anladım hocam ışıltısını görmek için çabalıyorum.Zamanımın büyük bir çoğunluğunu kurumum ve öğrencilerim için eğitim kalitesini yükseltebilmek adına araştırma yaparak geçiriyorum.Kitap başlı başına bir sorumluluk,yaptıklarınızdan çok yapamadıklarınız kurcalıyor kafanızı.En iyiye ulaşmak için zamana ihtiyaç var.

Esir Düştüm Gözlerinde çıktığında 3 yıllık bir emeğin karşılığı olmuştu,ikinci kitap için çalışmalarım devam ediyor.Her şey bir zamana rehin bırakılmıştır...

 -Yayınevleri hakkında ne düşünüyorsun 

 

sadece yayın evleri konusunda değil genel olarak iş ahlakından ödün vermeme taraftarıyım...

Teknik olarak yeterli görmediği bir dosyayı basmak için ücret talep ediyorsa piyasadaki bazı yayınevleri orada iş ahlakından söz etmek mümkün değildir...

 -Şiir siteleri hakkında yorumun ne? 

 

Sağ tıklama mevzusuna takılıyorum.Bir şiirimi tevafuken değiştirilmiş hatta resmen komikleştirilmiş haliyle bir forumda gördüm.Sanal ortamın ciddiyetsizliği nedeniyle şiirlerin asıl sahibi asıl şekli araştırılmıyor dolayısı ile emeğe karşı büyük haksızlık-saygısızlık  yaşanıyor.Bu da kalemi yıpratan eylemlerden biri..

 -Türk şiiri nasıl değerlenir,nereye gidiyor? 

 

Bu sorunun cevabı bende değil.Ben şiirimize sahip çıkmak adına şaire-şiire saygı duyuyor ve ona göre hareket ediyorum.Her şeyin başı eğitim diyoruz ya bu sorunun da cevabı eğitimle alakalı.Şairi yazarı açlıktan ölen bir toplumda değer tartışması benim minicik omuzlarıma bırakılmaması gereken bir yük...

Siz derginizse şiirini göndermiş körpe kalemlere senin şiirin gelenekçi,sen git öykü yaz ya da modern şiirin şairlerini oku derseniz yahut budalaca(!) yorumlar yapıp sarhoş defteri şiirlere prim yaptırırsanız Türk şiiri Ahmet Haşim,Cahit Sıtkı gibi üstadların hatırası olarak kalır.

 -Gelecekle ilgili planların var mı? 

 

Olmaması gibi bir lükse sahip değiliz hiç birimiz.Mesleki anlamda da kalemi konuşturma anlamında da planlarım her daim var olacak.Zaman değişim ve gelişim sundukça ben de buna uyum sağlayacak;her insan bir amaç için gönderildiyse dünyaya o amacı bulup üstüme düşeni yapacağım.

 -Etkilendiğin konular neler? 

 

Şiire her şey konu olabilir.fakat benim için her olay,her nesne başı sonu olmayan yeryüzünden uzak bir sevgiyi besler.benim mısralarım da bunun ifadesidir.

   

 

-Son okuduğun kitap hanisi ve konusu ne?  http://ademkorkmaz79.sitemynet.com/mynet_resimlerim/esssssssss.jpg

 

 

Aslına bakarsan aynı anda  iki üç kitabı birlikte okuyorum.

Biri Daryush Shayegan Yaralı Bilinç.geleneksel toplumlarda kültürel şizofreniyi konu edinmiş.Anlamakta güçlük çektiğim bir kitap.her sayfasını üç beş kere okuyorum.Zamansız sayfalar diyorum bu kitaba.Tavsiye eden sağolsun!

 

Diğeriyse Ferrarisini Satan Bilge...Konusunu bilmeyen yoktur sanırım

  -Sevgi şiirlerine nasıl yansıyor? 

 

Dünyada sevgiden bağımsız bir şey yok ki!

Benim şiirim onun yemeği fark etmiyor.Öğrencilerime hep şunu söylüyorum:

 “ne yaparsanız yapın sevin.sevmediğiniz sürece yaptıklarınız size  bir şey katmaz.Bu sadece eğitim aldığınız konu için değil genel olarak hayat görüşünüz için geçerli olmalı.”

Bütün şairler-yazarlar sevgiden çıkıyor yola.baktığınızda vatanını sevmiş Mehmed Akif ya da karşı cinsi x şair...Sevgi olmasaydı mayasında kalbe işlemezdi yapılanlar...

  Telif ücretiyle ilgili ne düşünüyorsun?  

 

Bu konu en hassas noktam.Açık ve net tavrım şu ki telif ücretiyle geçime karşıyım!

İnsan duygularını satıp yaşamını idame ettiremez bunun adı sanat olamaz.

Bunu ifade ettiğimde bir çokları açlıktan ölsün mü şair yazar diyor.Hayır ne münasebet elbette yaşasın fakat yaşamak hakkıysa şairin yazarın Mehmed Akif’in değil miydi?

Düşünün ki sırtında paltosu yokken yazdığı şiirin ödülünü almıyor bu ne asalettir!

 

Araştırma yapmak vs için elbet bir bedel ödüyoruz ama yediğimizin içtiğimizin çok değerli gözyaşı,tutku ve acılarımızın.... karşılığı olarak sunulan rakamlarla karşılanması şair ruhumu yaralar...Tabi bu benim bakış açım,aksini düşünenler rahatsız olmasın...

 Hangi tv yapımlarını takip ediyorsun?edebi bulduğun bir yapım var mı? 

 

 http://ademkorkmaz79.sitemynet.com/mynet_resimlerim/esra_bakan.jpg

 

 

Beni tanıyan herkes bilir çoğu zaman kurduğum tek cümle “ben büyümek istemiyorum”dur.

Bu yaşlanma korkusu isyanı değil bambaşka bir düşüncenin ifadesidir.Büyüklerin dünyasında her şey var.Öfke gurur kin nefret haset...ben bunlara tepkiliyim,bunları yaşamak ve yaşatmaktan çekiniyorum,kendimi korumaya yeminliyim adeta.

Görmezden gelmek,görmek zorunda kaldığımda unutmak gibi bir çözüm ürettim.Kötü olan hiçbir şey beni ilgilendirmiyor.Değiştirmeye muktedir olabilirim ama iktidar değilsem ancak sesimi duyurabildiklerimi değiştirebilirim.Kendimi mutsuz etmek için yeteneksizim bu konuda.seçmek gibi bir özgürlüğüm var..

 Tv ve şarkıların şiire etkisi nedir?  

 

Bu da önceki sorunun cevabıyla benzer nitelik taşıyor. seçmek gibi bir özgürlüğüm var ayrıca çok güzel örnekler var.toplum olarak bardağın boş tarafına sevdalıyız!

Nedense...

  

Güzel bir sohbetti teşekkür ederim J

hicrandergisi@hotmail.com

YILDIZDAN OLMA ÇİLEDEN DOGMA ESRA AKSU


Kategori: Siirler | Yorum (1) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

8/11/2006

Esir Düştüm Gözlerinde

ESİR DÜŞTÜM GÖZLERİNDE

  Açmadıysa güller bu mevsim
Firakıyla yandıkları sensin
Bir gün bitecekse hayalimdeki resim
Son fırça darbesi sensin

..

Kızımın kitabından seçmeler

esra aksu


Kategori: Siirler | Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

7/11/2006

bismillah

BİSMİLLAH

Gözyaşlarıyla yıkanmış bir cesedin
Mis gibi gül kokusu sızar
Bembeyaz kefenler arasından.
Gül rayihası yüreğinden gelir
Yüreğindeki sevdaya dair.
Kefen rengini yüreğinden alır
O ki mahşere dek üstünde kalır.
Kara toprak ağır gelmez ona
O ki kara sevdayla yaşadı yıllarca.

Münker sorar:Kimi sevdin,
Nekir sorar:ne kadar sevdin.
Gül kokulu bembeyaz kefenin
Sımsıkı sardığı ruh haykırır:
Onun şahsında Rabbimm’i sevdim!
Emir gelir Hakk’tan:
Açılsın mü’min kuluma cennetin kapıları
“Allah için birbirlerini sevenlere
Benim sevgim haktır”
Cemalim,rızam o kulumundur artık.
Cümle melek haykırır “Sübhanallah”
Kul haykırır “Elhamdulillah”
Ve yüreğindeki sevdayla girer cennete
“Bismillah”

 

Esra Aksu


Kategori: Siirler | Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

6/11/2006

gül hüznü

GÜL HÜZNÜ

 

 


Solmuş bir gül hüznüyle
bakıyorum dünyaya
Hiçbir şeyin anlamı yok gözümde
Bir onu özlüyorum
Yüzünü görmediğim dostu...

Esra Aksu/akis kitap


Kategori: Siirler | Yorum (1) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

1/6/2006

seni sevıyorum


Kategori: Siirler | Yorum (1) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

29/4/2006

İsyan Vakti

 

 

İSYAN VAKTİ

 

Çoktandır okumuyordum mektuplarını
Dostlarımla birlikte göz attık az önce
Sayfalardan toplarken o tatlı anıları
Anladım ki gerçekten esirim,her şeyimle

Tekrar yaşıyormuşçasına titredi yüreğim
Birden söz geçiremedim soluğuma
Haykırmak istedim dünyaya,çok sevdim
Lakin gören de olmazdı,duyan da

Tebessümle anıyorum seni sevda yiğidi
Fısıltıyla diyorum ki beni sakın unutma
Tut yüreğini ne olur sevme başka birini
O sıcacık ellerini sakın ola soğutma

Hiç olmadımsa yanında suçlusu yok
Sevdalıyız da bilen bir kul yok
Vuslat dersen ufukta kızıllığı dahi yok
Bekler dururum senden haber yok

İsyan vaktidir bu demler Çamlıca’da
Ne sazlar çalınır bahçelerinde yitik
Ne de göz kırpar sahil Salacak’ta
Bir hayalin var aklımda hazindir o da silik.
 

Esra Aksu


Kategori: Siirler | Yorum (4) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

3/4/2006

bir bulut düşü

BİR BULUT DÜŞÜ

 
 

bir bulut düşü

Bir Bulut Düşü

Şıpır şıpır ay damlasa gökyüzünden
Yüreğime başka bir yere değil!
Yalnız ben toplasam,ben içsem
Der misin ay yüzlümm,ay dudaklımm
Yazar mısın en güzelini şiirlerin,
Toplar mısın rayihası bilinmedik
nazenin çiçekleri
Ve duyar mıyız yeniden nehirlerin çağıltısını
Çıkıp yaylaların kucağında
Görür müyüz
“Bir Bulut Düşü”...?


Şıpır şıpır ay damlasa gökyüzünden
Yüreğine başka bir yere değil
Yalnız sen toplasan,sen içsen
Derim ki; ay yüzlümm,ay dudaklımm
Seni sana nasıl yazayım,
Seni dalından koparmaya kıyamam;
Alıver Yusuf’un aynasını,seyret ışıltını
Ve duyuver asırlar öncesine dair
Görülmüş en güzel düşü.
Duyuver işte! onun adı
“Bir Bulut Düşü”...
 

Esra Aksu


Kategori: Siirler | Yorum (1) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

3/4/2006

hazan sabahı

HAZAN SABAHI

 

Hazan Sabahları

Bu baştan sona garip kalmışlık
Harcattı cebimdeki biletleri
Hiç inmedim sevda treninden
Bir uçtan bir uca sarmaş dolaştık
Sevda denilen grimsi şehri
İçebilmek için o şarabı ellerinden.

Senin hazan sabahları gibi
Güneşten bihaber olduğunu bilmeden...


esra aksu/esir düştüm gözlerinde/akis kitap
 

Esra Aksu



Kategori: Siirler | Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

3/4/2006

şehzade gözyaşı

ŞEHZADE GÖZYAŞI

Verip elime koskoca baltayı,
Devir dedin asırlık çınarımı
Nasıl bozarım daldaki yuvayı,
Nasıl yaşarım sonra sormuyorsun,
.
Kurursa elinde kırçiçekleri
Aynalara sor o vahim nedeni
Şehzade gözyaşı, korkutur beni
Nasıl yaşarım sonra sormuyorsun,

Olan biten bu:yüreğim biçare
Sıcak ama ben uzağım güneşe
Elveda dedim belki hata ile
Ne yaparım ben sensiz sormuyorsun.

 

Şimdi gecem degil günüm de kara
Cannımm gitti duramam buralada
Dünya dar,ölsem bile mezarımda
Yaşayamam sensiz,sen bilmiyorsun!
 
Esra Aksu
 



Kategori: Siirler | Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

    • Ana Sayfa
    • Profilim
    • Arşiv
merhaba

.

Şu an bloğumda bulunan arkadaşımıza çok teşekkür ederim!

yine beklerim :)

Sevgiler,

PACİ


Image Hosted by ImageShack.us


Image Hosted by ImageShack.us

Son Yazılarım

  • KUTLU OLSUN
  • Kurdele Nakışı Seccadeleri
  • hac günlüğüm
  • kurdele nakışı örnekleri ismek sergisinden
  • ayetler ve de hadisler
  • son yaptıklarım
  • Ey Resul
  • Kendi Yaptıklarım kırlentler vede oda takımları
  • kızımın şiirlerinden
  • hac
  • ÖZLEDİM
  • hayırlı cumalar
  • Çantalarım(makreme ipinden yaptım)ve kurdele nakışı
  • °°°Resul'e arzuhaliniz...°°°
  • kızımın kitabı ile ilgili(hicran dergisi )yaptıgı söyleşi
  • Esir Düştüm Gözlerinde
  • bismillah
  • gül hüznü
  • tezhip
  • Kolay Rokoko
  • seni sevıyorum
  • NE GÜZELDİR
  • anneler günü
  • İsyan Vakti
  • alıntı
Kitap
www.tumkitaplar.com'dan satın al!

Image Hosted by ImageShack.us

Kategorilerim

  • kurdele nakışı
  • günlük
  • şiir
  • alıntılar
  • sanat
  • hadisler
  • yemek
  • tığ işi
  • örgü

  • Image Hosted by ImageShack.us

    Arkadaşlarım

    • hussoloji
    • gelincikler
    • ahsennur
    • goznuru
    • fatma topbay
    • sumeyye2
    • neslinursema
    • nesrin768
    • woelfin Barış
    • neslinursema1
    • beyzaca
    • nurla
    • rahmiye rahmiye
    • kendinyapsandahaiyiolur
    • hafsa
    • neslinursema2
    • neslinursema3
    • kalender2006
    • turkuaz70
    • mansur
    • islamhukuku
    • pelinimm
    • candedim
    • ilmekilmek
    • bahardali
    • dilefkar
    • beyazgulalev
    • igra
    • subat75
    • uyangozlerim
    • bizimada
    • affeyleallahim
    • ahirem
    • gulsevincehobi
    • sonsuzlukkervani
    • vaktivisal
    • hazanmevsimleri
    • okumaca
    • orguhazinem
    • gulserenoten
    • filiz70
    • bilgimolsun
    • kafkasgelini
    • filizden
    • orgucafe
    • 290405
    • ohhbe
    • yagmur056
    • mevlana1
    • davutkurkut
    • emekyemek
    • avsarkizi
    • nurbozkurt
    • suudiden
    • esramelek
    • arzuasya
    • deligece
    • tatlihayat
    • sivist
    • eskicim
    • paci1
    • ebruname
    • kartanesi12
    • hsny
    • yuksektopuklar
    • nazarboncugu1976
    • busecegunler
    • sevda94hilal
    • B.Civanın Annesi
    • emeklilikhaber
    • tugcenagihan
    • paci2
    • busraustaomer
    • bebekpatikleri
    • cocuklarinizahikayeler
    • danteloyaornekleri
    • isimfali
    • suvetermodelleri
    Image Hosted by ImageShack.us

    Bağlantılarım

    • RSS
    • şiir
    • yemek
    • dantel
    • para
    Image Hosted by ImageShack.us


    VEDA HUTBESİ

    Veda Hutbesi

    Bismillahirrahmanirrahim

    EY İNSANLAR!

    Sözümü iyi dinleyiniz.Bilmiyorum, belki bu seneden sonra sizinle burada ebedi olarak bir daha birleşemeyeceğiz.

    İNSANLAR!

    Bu günleriniz nasıl mukaddes bir gün ise, bu aylarınız nasıl mukaddes bir ay ise, bu şehriniz (Mekke) nasıl mübarek bir şehir ise, canlarınız, mallarınız da öyle mukaddestir, her türlü tecâvüzden korunmuştur.


    ASHABIM!

    Yarın Rabbinize kavuşacaksınız ve bugünkü her hal ve hareketinizden muhakkak sorulacaksınız. Sakın benden sonra eski sapıklıklara dönüp de birbirinizin boynunu vurmayınız! Bu vasiyyetimi burada bulunanlar, bulunmayanlara bildirsin! Olabilir ki bildiren kimse, burada bulunup da işitenden daha iyi anlıyarak muhafaza etmiş olur.


    ASHABIM!

    Kimin yanında bir emanet varsa onu sahibine versin. Faizin her çeşidi kaldırılmıştır, ayağımın altındadır. Lâkin borcunuzun aslını vermek gerektir. Ne zulmediniz, ne de zulme uğrayınız. Allah'ın emriyle faizcilik artık yasaktır. Cahilliyetten kalma bu çirkin âdetin her türlüsü ayağımın altındadır. İlk kaldırdığım fâiz deAbdulmuttalib'in oğlu (amcam) Abbas'ın faizidir.

    ASHABIM!

    Cahilliyet devrinde güdülen kan dâvâları da tamamen kaldırılmıştır. Kaldırdığım ilk kan davası Abdulmuttalib'in torunu (amcazadem) Rebia'nın kan davasıdır.


    İNSANLAR!

    Bugün şeytan sizin şu topraklarınızda yeniden tesir ve hakimiyet kurmak gücünü ebedi suretle kaybetmiştir. Fakat siz; bu kaldırdığım şeyler dışında, küçük gördüğünüz işlerde ona uyarsanız bu da onu memnun edecektir. Dininizi korumak için bunlardan da sakınınız!

    İNSANLAR!


    Kadınların haklarını gözetmenizi ve bu hususta Allah'tan korkmanızı tavsiye ederim. Siz kadınları, Allah emaneti olarak aldınız; onların namuslarını ve iffetlerini Allah adına söz vererek helal edindiniz. Sizin kadınlar üzeridne hakkınız, onların da sizin üzerinizde hakları vardır. Sizin kadınlar üzerindeki

    hakkınız, onların, aile yuvasını, hoşlanmadığınız hiçbir kimseye çiğnetmemeleridir. Eğer razı olmadığınız herhangi bir kimseyi aile yuvanıza alırlarsa, onları hafifçe döğüp sakındırabilirsiniz. Kadınların da sizin üzerinizdeki hakları, memleket göreneğine göre, her türlü yiyim ve giyimlerini temin etmenizdir.


    MÜ'MİNLER!


    Size bir emanet bırakıyorum ki ona sıkı sarıldıkça yolunuzu hiç şaşırmazsınız. O emanet Allah Kitabı Kur'andır.

    MÜ'MİNLER!

    Sözümü iyi dinleyiniz ve iyi belleyiniz! Müslüman müslümanın kardeşidir, böylece bütün müslümanlar kardeştir. Din kardeşinize ait olan herhangi bir hakka tecavüz başkasına helal değildir. Meğer ki gönül hoşluğu ile kendisine vermiş olsun...


    ASHABIM!

    Nefsinize zulmetmeyiniz. Nefsinizin de üzerinizde hakkı vardır.

    İNSANLAR!

    Allah Teala her hak sahibine hakkını (Kur'an'da) vermiştir. Varise vasiyet etmeğe lüzum yoktur. Çocuk kimin döşeğinde doğmuşsa ona aittir. Zina eden için mahrumiyet vardır. Babasından başka bir soy iddia eden soysuz, yahut efendisinden başkasına intisaba kalkan nankör, Allah'ın gazabına, meleklerin lanetine ve bütün müslümanların ilencine uğrasın! Cenab-ı Hak, bu gibi insanların ne tevbelerini, ne de adalet ve şahadetlerini kabul eder.

    İNSANLAR!

    Rabbiniz birdir. Babanız da birdir; hepiniz Âdem'in çocuklarısınız, Âdem ise topraktandır. Allah yanında en kıymetli olanınız, O'na en çok saygı göstereninizdir. Arabın Arap olmayana -Allah saygısı ölçüsünden başka- bir üstünlüğü yoktur.

    İNSANLAR!

    Yarın beni sizden soracaklar, ne diyeceksiniz?

    "-Allah'ın elçiliğini ifa ettin, vazifeni yerine getirdin, bize vasiyet ve öğütte bulundun diye şahadet ederiz." (Bunun üzerine Resûl-i Ekrem mübarek şahadet parmağını göğe doğru kaldırarak sonra da cemaat üzerine çevirip indirerek şöyle buyurdu.)

    Şahid ol yâ Rab!

    Şahid ol yâ Rab!

    Şahid ol yâ Rab!

    Blogcu ile yapıldı
    Image Hosted by ImageShack.us