sanal bacı

pacinin dünyasında neler var

« Önceki |

15/4/2008

KUTLU OLSUN

 

 

Ayrılık içinde vuslat ve vuslat içinde ayrılık gibi birbiri içine girmiş nice duyguların yaşandığı “Kutlu Doğum” gibi bir tarih var mıdır acaba?

 Hemen her kesimden Hz. Peygamber’e ithaf edilen Kutlu Doğum Haftası faaliyetleri şüphesiz akıttığı gözyaşları ve tebessümleriyle etrafına gonca gül dağıtan bir hâle misali büyüdü, büyüdü, büyüdü.

Halka halka insanların koştuğu bu faaliyetlerde salât ve selâmların arşa yükseldiği böylesi ortamlar, karanlıklara boğulmuş bir dünyanın sinesine rahmet yağmuru misali düşen ve ardından gül olup açan Hz. Peygamber’in bitmez tükenmez, “ümmetim” nidasına açılan niyazlar olup taştı. Salonları doldurup taşıranların tek bir amacı vardı:

Resulullah’la ilgili yapılan sohbetlerden nasip almak! Nasipsizlerin bollaştığı bu âhirzamanda gönüllerine ondan bir damla nur taşımak! Nihayet, “Kardeşlerim” diye hitap ettiği neslin bir parçası olmak!

İnsan bu tabloya baktığında nasıl bir medeniyetin mensubu olduğunu daha iyi anlıyor ve şükretmesi gerektiğini idrak ediyor.

Hemen her tarafta doğumu güllerle kutlanan Peygamberin (asm.) temelini attığı bu medeniyet, baştan aşağı bir gül medeniyetidir. Sevgi, şefkat, merhamet ve hoşgörü gibi insanlığın bugünlerde muhtaç olduğu kavramların temelinde yükselen bu medeniyette her şey gülde temsil edilir olmuştur. Tipik Ümmî Sinan’ın,

 “Gül alırlar gül satarlar/

 Gülden terazi tutarlar/

Gülü gül ile tartarlar/

Çarşı pazar güldür gül”

 şeklinde ifade ettiği gibi, her şeyin mihengi Resulullah ve Kur’ân-ı Kerim olmuştur. Çünkü bu medeniyet, “Levlak” sırrının yörüngesinde yaşamayı şiar edinmiş bir medeniyettir. Öyleyse, “Sen olmasaydın, kâinatı yaratmazdım” hitabıyla şereflenen peygambere ne kadar uyar ve ne kadar benzemeye çalışırsak, o derece “gül”leşiveririz.

Bu bağlamda, Sadî-i Şirazî’nin Gülistan adlı eserinde anlattığı şu hikâye, Hz. Peygamber’e hem hâl ve hem de sözlerimizle lâyıkıyla bağlı olmayı güzel bir şekilde açıklar: “Bir gün hamamda dostlardan biri bana güzel kokulu bir kil parçası verdi. Kile sordum: ‘A mübarek, sen misk misin, amber misin? Senin gönül çekici kokunla mest oldum.’ Kil bana şu cevabı verdi : ‘Ben basbayağı bir kil (bir nevi toprak) idim. Fakat bir müddet gül ile arkadaş oldum. Gül ile yaptığım o arkadaşlık bana tesir etti. Onun güzel kokusu bana sindi. Yoksa ben, bildiğin o âdi toprak parçasından başka bir şey değilim.”

İşte bütün insanların yaptıkları veya yapmak istedikleri şey, bence budur. Gülün zerafetini, letafetini, kokusunu içine sindirmek ve çarşı pazarda doluşan güllerden olmak

. Söz gelimi, “Yoksa sevdiğimin ilinden misin/

 Yoksa has bahçenin gülünden misin?

/ Güzel Muhammed’in terinden misin?

/ Cennet-i âlâda gül safâ geldin (Pir Sultan Abdal)” türünden iltifatlara mazhar olmaktır. Değil mi ki Allah Kur’ân-ı Kerim’inde,

“De ki: Eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyun ki Allah da sizi sevsin (Âl-i İmrân Sûresi, 3:31)” diyor, demek ki Allah’a varmak, Muhammedî yoldan geçmekte.

Evet, Kutlu Doğum Haftası adı altında faaliyetlerin yapıldığı günlerde, âdeta rahmetin tebessüm eden yüzü nispetinde etrafına nur saçılıyor. Uğruna yaratıldıkları nura koşuyor insanlar.

Salonlar dolup taşıyor, salâvatlar gönül pınarlarını çağlayana dönüştürüp göz çeşmelerinden akıtıyor. Na’tlar onu söylemekte, ezgiler ona seslenmekte ve bütün âminler rahmet Peygamberinin (asm.) şefkat şemsiyesinin altında yer bulmaya çalışmakta. Bu, aslında Taif’te taşlanırken, “Ya Muhammed (asm.), ister misin şu iki dağı birleştirip hepsini helâk edelim” teklifine karşılık, “Hayır, ben rahmet peygamberiyim” dediği anlayışın, gönülleri fethedişinin simgesi değil de nedir?

Varsın, Papa ve benzerleri, “Muhammed ne getirdi kılıçtan başka?” diye ara sıra kara çalmaya yeltensinler. Çünkü güneş balçıkla sıvanmaz. Zira bütün olumsuzluklara rağmen, her geçen gün hakikat güneşinin huzur veren sıcaklığıyla aydınlığa koşuyor insanlık! Velev istemeseler de

Habib Fidan

Yeni Asya Gazetesi  -


Kategori: alinti | Yorum (5) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

25/3/2008

Kurdele Nakışı Seccadeleri

 
Image Hosted by ImageShack.us


Kategori: Kurdele Nakislari | Yorum (28) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

17/3/2008

hac günlüğüm

anlatmakla degil yaşanınca anlaşılır HAC GÜNLÜĞÜM

9/mart/2000 tarihinde gitmiştim

 

Ruh ve duygularımızın kirlenmiş olması sebebi için çıkıp, o güne kadar tanımadığımız farklı bir kapıdan bir başka aleme yolculuktur hac.

Bazen neşe, bazen korku, bazen muhasebe duygularıyla buruklaşan ruh alemi sanki ahiretin koridorlarında yürüyormuşcasına tedbirli ,temkinli duygularla o manevi alemin yolcusu olursun bir anda.

Eski bir denteli sökercesine ,benliğinde bütün duygu vede düşünceler ilmek ilmek sökülüp yeni bir dantel örmeye başlarsın ..bu kez hiç eskimeyecek bir dantel..

Kalp yeni taptaze gerçeklerle tanışıp halleşip ve hiç unutmayacagın duygularla manevi alemde derinleşirsin.

 

Kabe kadar güzel hüzünlü ama çözemediğim sırlarla dolu mekan.

el sürme isteğini paylaşan ruhlar ebediyen başka bir ibedet yeri aramadan kurtulup. Yakaladığın bu cazibeyi unutamazsın burada.

 

ARAFAT.

 

Burada yaşanan zamanın öyle derinliği vardır ki, ilk kez bulunma bahtiyarlığına ermiş ruh, beden herhalde hiç ölmez sanırsın....

Duaların, yakarışların ,iç çekmelerinen ürpertici haline şahit olursun.

öğle namazı ile başlayan ve sonra ağlayışlar gökyüzünde meleklerin çığlıkları ile bütünleşen bir tablo..

Ebedi saadet ümidi vücutlarda hissedilen hafiflik, bir büyük açılışın sağnak halinde yağan rahmet onunla yıkanan beden dünyaya ait olan herşeyden sıyrılıp, hülyalara daldığın bir okyanus...

ödüllendirildiğin gün"hacı olmak"

 

MÜZDELİFE

Sonsuzluğun mekansızlığa, ğöklerin yere indiği arzın semavileştiği duygularla inersin müzdelifeye.

başka bir liman, oradada bakışların buğulandığı       başka bir heyecanla çarpan kalp

ezan ve kametlerle yapılan vakfe gene bedenleri saran duygular ,ruhlara en yüce hakikatı tekrar hatırlatan bir film şeridi..

farklı bir pencereden ayrı bir netlikle bakıp yalvarma isteme yeri(kul haklarından kurtulmak için)

 

MİNA

"

Arafat müzdelife vakfeleriyle temizlenmiş kalpleri, mantığın zindanına koyup ruhuna teslim ettiğin benliğinle varırsın minaya.

konaklama kısa sürüp öfkenin ,hırsın velhasıl nefislerin paylarını aldığı mekan.....

JAMARAT

 

 

3günlük derinleştirilen duygu ,düşüncelerle varırsın bu mekana .

elindeki taşlarla kovalarsın ,yaralarsın belkide öldürürürsün nefsini*(ŞEYTANI)

 

sonra dönersin kabeye ,verilenlerin yaptıklarının karşılığında aldığın belgeyi imzaladığın gündür

  o gün "HACI"

Rabbimin sundugu o nefis sofranın sonu....

Evet..işte bitti rabbimin seni ağırlaması, sağnak halinde yağdırdıkları...

artık sen kendini ağırla bu günden sonra.....

Mümkünmü o güzellikleri unutmak arar.Annenin elinden tutmuş bir coçuk gibi ,güvenli dönerken telaşlı ,endişeli fakat okadarda ümitli yol alırsın. kendini dönme büyüsüne kaptırmış ruh ne bilinmez kapılardan geçer....

Kabenin büyüklüğü derinliği canlanıp seni saracakmış gibi hisseder ürperi tarif edilmez acılar sarar ruhunu bedenini kahrolursun.

Bu noktaya ulaşan ruhun eda ettiği tavafın namazın içtiği zemzemin tadı daha başka olur .

 

O gün bir başka görünür gözüne Kabe....

duymaduğın sesleri duyar kulakların..

gözyaşların kurur sanki ağlamaktan ,evet gelmiştir artık... vakit

VEDA zamanı ............

kelimeler yetmez vallahi hissettiklerİne duygular şaha kalkmış at misali ,yaparsın tavafını ağlayarak ayrılırsın artık oradan

birdaha dönmemek üzere...

 

 

MEDİNE

 

Kalpte yanan bu ayrılık ateşi birden küllenir akla gelen düşüncelerle,

yoğunlaşır düşünceler RASULLULAHA.

 kavuşma arzusuyla

dağlar secdeden kalkmaya başlar nöbet tutan askerler gibi dikilirler yol üstünde,

tabelalar direkler boş durmaz zikre cagırır seni,

karanlıklar içinden fark edersin bir ok " TAİF" diye

tüylerin ürperir bakışların bulanır beynine hucüm eder kanlar ,hırslanırsın arslan kesilirsin o an...

fazla sürmez o hal dönersin eski haline gel,ince aklına RASULUNsözleri...

zikirlerle molalarla gittiğin yolda çıkar karşına KUBAMinareleri bembeyaz heybetiyle daha içine sindiremeden yol döner sağa varırsın menzile. on minaresiyle acılan kubbeleriyle

MESCİDİ- NEBEVİ

 MEDİNE

Yanı başında yatar ashap dümdüz toprak altında ,genede memnunlar arkadaşları ,efendileri ışık tutar o karanlık topraga.

Bir başkadır baki mezarlıgı .

yaşanır, paylaşılır oradaki umutlar, yalnızlıklar, güzellikler ve neler neler..

günler başlar namazla, önüne gecilmez bir duyguyla arzuyla çetin bir savaştır " cennet bahcesinde" kılınan namaz

 

UHUD

Hurma ağaclarının arasından gecersin  yalnız daga (UHUD) varırsın

bir başka güzeldir dağlar boynu bükük karsılar

 hz.HAMZA cağırır seni yanına.

 tepedeki okcuların terkedşlerini görür, hüzün kaplar ruhunu  yaşarsın sanki o anı.

 o buruk günü  şehitlerin toplanması yaraların temizlenmesi cenaze namazlarının kılınması, hisseder görürsün ruhunun derinliklerinde bakışların değişir .....

döner gelirsin SAV efendimizin yanına diz çöker yalvarırsın aglarsın şefaat dilersin o güzel bahçede.

etrafında kalabalık kalkar, kalırsın tek başına duyarsın HZ. hüseyin HZ. hasanın seslerini dalar gidersin

hülyalara keşkeler başlar  yine  ne olurdu sanki o zamanlarda yaşasaydın diye...

gelir ayrılık günü anlatılmaz duygular "elveda ya resullullah" maniler yerleşir dudaklara .

mekkeden ayrılırken teselli vardı kavuşacam diye RASULLULLAHA ya şimdi ne var .....

Ruhunu oralarda bırakıp bedenini yüklenip gelirsin havaalanına.

bir rüya gibidir şimdi zaman .

Zaman, hasret alevlenir damarlarında akıtır gözyaşlarını durursun .

Rüyalarınla paylaşırsın o güzellikleri

"hasret ne güzel kavuşurken

bölünmez ikiye dal yeşilken"

Bir ses, bir resim ,bir insan gördükce coçuklar gibi coşar .

Canlanır anılar yalvarır durursun rabbim tekrar nasip et diye.....


Kategori: gunluk | Yorum (4) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

15/3/2008

kurdele nakışı örnekleri ismek sergisinden


Kategori: Kurdele Nakislari | Yorum (3) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

15/3/2008

ayetler ve de hadisler

YA OLDUĞUN GİBİ GÖRÜN YA GÖRÜNDÜĞÜN GİBİ OL

 

evet bugünden itibaren güne uygun olaylara uygun ayetlerle mesajlar verelim.hem bilgilenelim hem de uygulamaya çalışalım yaşantımıza .


her gelen bir tane eklesin.
"Ey iman edenler! ALLAH'a karsi gelmekten sakinin ve dogru söz söyleyin..." (Ahzab suresi, ayet, 70)



BUGÜN ALLAH İÇİN NE YAPTIN.


 




Ameller pazartesi ve perşembe günleri Allah'a arz olunur. Cuma günleri peygamberlere, baba ve annelere arz edilir de, onların yüzlerinin sevinç ve nuru artar. Allah'tan korkun ve ölülerinize eza vermeyin...
Hadis-i Şerif (Nevadiru'l-Usül)

KUL BİLDİĞİ İLE AMEL EDERSE ALLAH CC ONA BİLMEDİĞİNİ ÖĞRETİR


Kategori: hadisler | Yorum (4) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

15/3/2008

son yaptıklarım

Image Hosted by ImageShack.us Image Hosted by ImageShack.us Image Hosted by ImageShack.us Image Hosted by ImageShack.us Image Hosted by ImageShack.us


Kategori: Kurdele Nakislari | Yorum (1) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

15/3/2008

Ey Resul

YA OLDUĞUN GİBİ GÖRÜN YA GÖRÜNDÜĞÜN GİBİ OL EY RESUL

 

! Ey Rahim, ve Ey Kerim ...
Ey; gözlerinde cenneti saklayan, ayağını bastığı yerler cennet kokan
nebi!.
Ey; Yaradan'ın en guzel eseri!. "Sen olmasaydın, sen olmasaydın..
alemleri yaratmazdım!." dedigi!. Var oluşunun şerefine, bütün varlığı hediye ettiği!.
Ey; insanoğlunun ufku -en güzel insan.. Allah'ın sevgilisi, kainatın
gozbebeği!.
Ey; rahmeten li'l-alemin!.
Sen den şefaat dilenen biçarelerin en sefiliyim, desem.. şefaat eder
misin?.


Ey; kupkuru çölleri cennete ceviren gül!.
Ey; gönlünden gül dökülen resul!.
Küçak kız çocuğunun elinden tutup da giden, kuşu ölen çocuğa
başsağlığı dileyen.. gözlerinden yaş dökülen devenin gözyaşlarını silen
resul!.
Benim de gözümün yaşını siler misin?.
Küçük kız çocuğunun tuttuğu gibi tutsam elinden; yüreğimden binlerce
kuş uctu, bin'i de öldü desem.. bana cennet kuşlarından bir kuş bahşeder
misin?.


Ey; Islam'ın peygamberi!. Sevda ikliminin, en güzel mevsiminin.. en
guzel çiçeği!. Ama mahzun, ama kederli...
Daima düşüncede, daima hüzün icinde ömründe, bir defa bile, kahkahayla
gülmemiş.. gül yüzlü, güler yüzlü sevgili!.
Gözlerimi yumsam, ve; hulyana dalsam.. o gül kokulu gülüşün ile, benim
de gözlerimin içine güler misin?.
Bir kerecik olsun seni düşünerek başımı koyduğum olmuşsa yastığıma,
tutunduğum olmuşsa sana ve senin sevdana.. işte onun, işte onun hatrına!.
Ey; gözünü sevdiğim, özünü sevdiğim, sözünü sevdiğim!.
Ey; gönlümün sultanı efendim!. Ümidim, muradım, kurtarıcım, mujdecim...
Seninle Kevser havuzunun başında bulusabilecek miyim?. desem..
bulundugun yerden, yureğime bir damla su serper misin?.


Seni sevsem!. Cok, cok sevsem!. Öyle cok sevsem ki; sen koksa özüm,
yüreğim.. sen koksa nazım, edam.. gönlüm sen dolsa, benim herşeyim sen olsan !
Ali'n, Fatıma'n gibi olsam!. Seni, onlar gibi seviyor olsam.. sen
de; beni, onları sevdiğin gibi sever misin?.
Ey; bize bizden daha ziyade merhamet eden!. "Ümmetim, ümmetim!."
diyerek, üstümüze titreyen!.
Ey; en ziyade muhtacımız, en cok isteyenimiz!. Bizi, Hak'tan
dileyenimiz!.
Sen, umanı umutsuzluğa düşürmezsin!. Sen, senden isteyeni geri
çevirmezsin!.
Senden, senin rahmetini dilesem.. ey; alemlere rahmet olsun diye
gönderilen, banada rahmet eder misin?


Ey; Rahim!. Ve.. ey; Kerim!.
Asr-ı saadet'ten değilim!. Kokladığın gül, soludugun hava, yediğin
hurma, içtiğin süt, okşadığın kuzu, bindiğin deve, avuçladıgın kum dahi
değilim!. Bir kez olsun, yüzüne yüz sürmedim!.
Lakin; ben, senin.. "Kardeşlerim!." dediğindenim!. Ve; sana ve
sünnetine revan olmak isteyenlerdenim!. Ve lakin; daha hala sevgili Veysel Karani'nin tırnağının ucu misali bile değilim, desem.. bana da hırkandan gonderir misin?.
Doğduğun günün, gecenin hürmetine.. bu gün ve gece; yüreğime, bir nur
olup düşer misin?.


Sevgili Peygamberim!. Rabbim; sana ve, senin al ve ashabına..
ağaçların yaprakları, denizlerin dalgaları ve yağmurların damlaları
sayısınca salat, selam ve bereketler ihsan eylesin;

Amin...Amin...Amin...

---Alıntı---


Kategori: alinti | Yorum (7) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

15/3/2008

Kendi Yaptıklarım kırlentler vede oda takımları

Image Hosted by ImageShack.us Image Hosted by ImageShack.us Image Hosted by ImageShack.us Image Hosted by ImageShack.us Image Hosted by ImageShack.us
Image Hosted by ImageShack.us Image Hosted by ImageShack.us Image Hosted by ImageShack.us Image Hosted by ImageShack.us Image Hosted by ImageShack.us Image Hosted by ImageShack.us Image Hosted by ImageShack.us 


Kategori: Kurdele Nakislari | Yorum (7) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

25/11/2007

kızımın şiirlerinden

VAKİTSİZ AYRILIK

 

Ve bitti sonunda...
İmkansızlık örtüsünü yırtıp
söz verdiğimiz geceden
seksen beş gün sonra
söylenecek söz değil şiir bile yok
bir veda,bir sebep...nasıl ayrılık bu!
Vakitsiz ayrılık desem...
Hangi ayrılık vakitlidir ki zaten.
Ütüsüz gömlek gibi huzursuzum,
yetim ifadesi duruyor ellerimde
en sevdiğim Çamlıca bile
şarkılar söylemiyor ela gözlerime

Kolay olanı seçtin düşmüş kozalaklar gibi
Rüzgara,yağmura direnebilmektir yiğitlik
Oysa sen güneş açtı diye özeniverdin


Bahar sevdalısı muhacir kuş leyleğe

Ne yapayım şimdi; çamaşır,bulaşık
Ütü,yemek,biçki-dikiş ve nakış
Unutturur mu dersin saatler,günler
Hatta yaşanacak hicran dolu seneler
İlk göz ağrımı seni bana?

Unutsaydı Cahit Sıtkı unuturdu ölmeden
Söyletme beni,unutsaydı
İlk göz ağrım unuturdu ilk göz ağrısını!

Her şey seni hatırlatıyor


Ruhsuz fincanlarda kahve kokusu
Çaydanlığın dibindeki kireç tortusu


Mehtaplı gecedeki yalnızlık duygusu
Kırmızı Zambak ve daha neler...
Hepsi alışmış sana bana sevdamıza
Nasıl karışsınlar ki yalnızlığa!

Seni unutmak için ilkin
Telefonumu sattım yok pahasına
...pişman olup geri döndüm dükkana
Zalım! Satıvermiş hatıralarımı
Duygusuz belki taş yürekli bir adama
Sonra terk ettim bu şehri ve seni
Kilometrelerce uzağa Bitlis’e gittim
Tövbeler ettim sevgiye-sevgiliye
Dinlemedim yüreğimi,söz vermiştim zihnime
Kurtulmuştum güya ıstıraplarımdan...
Gürün’de görünce yıldızları,hilali


Sere serpe uzanırken dağların kucağında
Gözlerin,ille de gözlerin geldi aklıma

Olmamıştı,göle çaldığım maya
ihanet ermemişti Nasreddin Hoca’ya


Çalkalanmış gazoz şişesi misali
Dönüverdim sensizliğime,İstanbul’a.
Kıvranırken içimde hicran yaraları
Çocukluğumun geçtiği sokaklara
Gazi Çınarcık’a gittim.
Güneş tarifsiz doğup dağların ardında
Şaire gün doğururcasına batıyordu
Sığmıyordum dünyaya ve kızıyordum
Madam Bovary’nin yaptıklarına.
Bu kez içimde depremler oluyordu
Ruhsuzca veda ediyordum Çınarcık’a.


Ve denizin ortasında anlamıştım
Geri dönüyordu acılarım İstanbul’a.

Tam beş ay oldu sen gideli
Sen gideli gözüme uyku girmedi
Yüzüm bir lahza gülmedi
İçimde kopan fırtına bir anlık dinmedi
Radyoda benim için bestelenmiş gibi
Hasret,hicran şarkıları bitmedi
Devlet ekonomisi düzelmedi
Amerika’da ikiz kuleler çöktü
Türkiye Afganistan’a asker gönderdi
Ben yine çok şey öğrendim haayttan
Mesela Rumi aylardan Teşrin-i Sani...

Seni unutmak için Spilbergh gibi
Hayal gücümü çalıştırdım fayda etmedi


Dualar ettim gündüz ve geceleri
İş aradım durdum mesaili
Nefret etmeyi denedim olmadı
Bir top kumaşı diktim olmadı
Doluya koydum almadı
Boşa koydum dolmadı
Seni unutmak için
Ne yaptım ne ettimse olmadı
Olmadı unutamadım seni!
Dedim ya;
Bu ayrılık çok vakitsizdi.
 
Esra Aksu


Kategori: Siirler | Kalıcı Bağlantı

25/11/2007

hac

Hac ibadeti (2000 yılındaki hac uygulamalı görüntüler içinde benim kafilemde var)

1.bölüm

2.BÖLÜM

 

 


Kategori: gunluk | Yorum (2) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

    • Ana Sayfa
    • Profilim
    • Arşiv
merhaba

.

Şu an bloğumda bulunan arkadaşımıza çok teşekkür ederim!

yine beklerim :)

Sevgiler,

PACİ


Image Hosted by ImageShack.us


Image Hosted by ImageShack.us

Son Yazılarım

  • KUTLU OLSUN
  • Kurdele Nakışı Seccadeleri
  • hac günlüğüm
  • kurdele nakışı örnekleri ismek sergisinden
  • ayetler ve de hadisler
  • son yaptıklarım
  • Ey Resul
  • Kendi Yaptıklarım kırlentler vede oda takımları
  • kızımın şiirlerinden
  • hac
  • ÖZLEDİM
  • hayırlı cumalar
  • Çantalarım(makreme ipinden yaptım)ve kurdele nakışı
  • °°°Resul'e arzuhaliniz...°°°
  • kızımın kitabı ile ilgili(hicran dergisi )yaptıgı söyleşi
  • Esir Düştüm Gözlerinde
  • bismillah
  • gül hüznü
  • tezhip
  • Kolay Rokoko
  • seni sevıyorum
  • NE GÜZELDİR
  • anneler günü
  • İsyan Vakti
  • alıntı
Kitap
www.tumkitaplar.com'dan satın al!

Image Hosted by ImageShack.us

Kategorilerim

  • kurdele nakışı
  • günlük
  • şiir
  • alıntılar
  • sanat
  • hadisler
  • yemek
  • tığ işi
  • örgü

  • Image Hosted by ImageShack.us

    Arkadaşlarım

    • hussoloji
    • gelincikler
    • ahsennur
    • goznuru
    • fatmaca
    • neslinursema
    • nesrin768
    • woelfin Barış
    • neslinursema1
    • beyzaca
    • nurla
    • kendinyapsandahaiyiolur
    • hafsa
    • neslinursema2
    • neslinursema3
    • islamhukuku
    • candedim
    • ilmekilmek
    • dilefkar
    • ahirem
    • gulsevincehobi
    • vaktivisal
    • hazanmevsimleri
    • okumaca
    • gulserenoten
    • filiz70
    • bilgimolsun
    • kafkasgelini
    • yagmur056
    Image Hosted by ImageShack.us

    Bağlantılarım

    • RSS
    • şiir
    • yemek
    • dantel
    • para
    Image Hosted by ImageShack.us


    VEDA HUTBESİ

    Veda Hutbesi

    Bismillahirrahmanirrahim

    EY İNSANLAR!

    Sözümü iyi dinleyiniz.Bilmiyorum, belki bu seneden sonra sizinle burada ebedi olarak bir daha birleşemeyeceğiz.

    İNSANLAR!

    Bu günleriniz nasıl mukaddes bir gün ise, bu aylarınız nasıl mukaddes bir ay ise, bu şehriniz (Mekke) nasıl mübarek bir şehir ise, canlarınız, mallarınız da öyle mukaddestir, her türlü tecâvüzden korunmuştur.


    ASHABIM!

    Yarın Rabbinize kavuşacaksınız ve bugünkü her hal ve hareketinizden muhakkak sorulacaksınız. Sakın benden sonra eski sapıklıklara dönüp de birbirinizin boynunu vurmayınız! Bu vasiyyetimi burada bulunanlar, bulunmayanlara bildirsin! Olabilir ki bildiren kimse, burada bulunup da işitenden daha iyi anlıyarak muhafaza etmiş olur.


    ASHABIM!

    Kimin yanında bir emanet varsa onu sahibine versin. Faizin her çeşidi kaldırılmıştır, ayağımın altındadır. Lâkin borcunuzun aslını vermek gerektir. Ne zulmediniz, ne de zulme uğrayınız. Allah'ın emriyle faizcilik artık yasaktır. Cahilliyetten kalma bu çirkin âdetin her türlüsü ayağımın altındadır. İlk kaldırdığım fâiz deAbdulmuttalib'in oğlu (amcam) Abbas'ın faizidir.

    ASHABIM!

    Cahilliyet devrinde güdülen kan dâvâları da tamamen kaldırılmıştır. Kaldırdığım ilk kan davası Abdulmuttalib'in torunu (amcazadem) Rebia'nın kan davasıdır.


    İNSANLAR!

    Bugün şeytan sizin şu topraklarınızda yeniden tesir ve hakimiyet kurmak gücünü ebedi suretle kaybetmiştir. Fakat siz; bu kaldırdığım şeyler dışında, küçük gördüğünüz işlerde ona uyarsanız bu da onu memnun edecektir. Dininizi korumak için bunlardan da sakınınız!

    İNSANLAR!


    Kadınların haklarını gözetmenizi ve bu hususta Allah'tan korkmanızı tavsiye ederim. Siz kadınları, Allah emaneti olarak aldınız; onların namuslarını ve iffetlerini Allah adına söz vererek helal edindiniz. Sizin kadınlar üzeridne hakkınız, onların da sizin üzerinizde hakları vardır. Sizin kadınlar üzerindeki

    hakkınız, onların, aile yuvasını, hoşlanmadığınız hiçbir kimseye çiğnetmemeleridir. Eğer razı olmadığınız herhangi bir kimseyi aile yuvanıza alırlarsa, onları hafifçe döğüp sakındırabilirsiniz. Kadınların da sizin üzerinizdeki hakları, memleket göreneğine göre, her türlü yiyim ve giyimlerini temin etmenizdir.


    MÜ'MİNLER!


    Size bir emanet bırakıyorum ki ona sıkı sarıldıkça yolunuzu hiç şaşırmazsınız. O emanet Allah Kitabı Kur'andır.

    MÜ'MİNLER!

    Sözümü iyi dinleyiniz ve iyi belleyiniz! Müslüman müslümanın kardeşidir, böylece bütün müslümanlar kardeştir. Din kardeşinize ait olan herhangi bir hakka tecavüz başkasına helal değildir. Meğer ki gönül hoşluğu ile kendisine vermiş olsun...


    ASHABIM!

    Nefsinize zulmetmeyiniz. Nefsinizin de üzerinizde hakkı vardır.

    İNSANLAR!

    Allah Teala her hak sahibine hakkını (Kur'an'da) vermiştir. Varise vasiyet etmeğe lüzum yoktur. Çocuk kimin döşeğinde doğmuşsa ona aittir. Zina eden için mahrumiyet vardır. Babasından başka bir soy iddia eden soysuz, yahut efendisinden başkasına intisaba kalkan nankör, Allah'ın gazabına, meleklerin lanetine ve bütün müslümanların ilencine uğrasın! Cenab-ı Hak, bu gibi insanların ne tevbelerini, ne de adalet ve şahadetlerini kabul eder.

    İNSANLAR!

    Rabbiniz birdir. Babanız da birdir; hepiniz Âdem'in çocuklarısınız, Âdem ise topraktandır. Allah yanında en kıymetli olanınız, O'na en çok saygı göstereninizdir. Arabın Arap olmayana -Allah saygısı ölçüsünden başka- bir üstünlüğü yoktur.

    İNSANLAR!

    Yarın beni sizden soracaklar, ne diyeceksiniz?

    "-Allah'ın elçiliğini ifa ettin, vazifeni yerine getirdin, bize vasiyet ve öğütte bulundun diye şahadet ederiz." (Bunun üzerine Resûl-i Ekrem mübarek şahadet parmağını göğe doğru kaldırarak sonra da cemaat üzerine çevirip indirerek şöyle buyurdu.)

    Şahid ol yâ Rab!

    Şahid ol yâ Rab!

    Şahid ol yâ Rab!

    Blogcu ile yapıldı
    Image Hosted by ImageShack.us